BEKLENENE...
Bilmiyorum ki gözlerinin rengini, onlara baktığımda dünyamın hangi renge boyanacağını, bilmiyorum ellerinin sıcaklığını gülüşünün ne kadarının içime dolacağını. Tahmin bile edemiyorum kokunu ve kokunun bana neyi anımsatacağını.
Nasıl birisin ? Düşünceli misin mesela! Sabahları işe hep geç kalacağımı öğrenip, uyanıp uyanmadığımı kontrol eder misin ? İlaçlarımı düzenli alamadığımı farkedip, hatırlatacak mısın bana ? Bir çift güzel söze teslim olacağımı keşfedebilir misin bana istediğini yaptırmak için ?
Sen de çok bekledin mi beni, benim seni beklediğim kadar ? Zor geçti mi yalnız uyandığın her sabah, doğan güneşin Işıklarını tek tek kararttı mı yalnızlığın ? Sen de korktun mu benim gibi o günün hiç gelmeyeceğinden ? Ah bir gelsen, öyle bir severim ki seni kalp atışlarının hızını ezberlerim bir gün diğerinden farklı olsa hemen farkedecek kadar. Hiç bir şey söylemesen de bakışından anlarım hissettiklerini. Sen farkında olmadan gözlerinle kalbim arasındaki o ince bağı çoktan kurmuş olurum çünkü. Zayıflıklarını öğrenirim ilk önce, öğrenirim ki tamamlamak için her birini. Seni azaltmayıp her gün çoğaltmak için çabalarım. Seni sen yapan tüm herşeye sahip çıkmak için senin dünyana keşfe çıkarım.
Ömrümü emanet edecek ömürü aradım olmadı, sessizce bekledim olmadı, o kadar çok kişiyi sen zannettim ki sabretmesi öğrendim olmadı ! Sadece umut etmeyi bırakamadım, bir tek ona sahip çıkabildim yokluğunda.
Benim 'yüz'süz sevgilim, kaşını, gözünü bilmediğim, güldüğünde yüzünün alacağı şekli tahmin edemediğim sevgilim ! Ellerin sardığında ellerimi, kollarımı ne kadar kısa bırakacak uzunluktasın onu da bilmiyorum. Sen de neleri seveceğimi, beni sana meftun edecek özelliklerini bilmiyorum. Seni bekliyorum, neden beklediğimi de bilmiyorum.
Bir gün, o gün gelecek ve ben senin gözlerine bakarak okuyacağım seni nasıl beklediğimi. Beklerken ne kadar çok incindiğimi, senin kollarında uzun uzun dinlenmemi gerektirecek sebeplerimi tek tek anlatacağım. Zaman zaman duygulanabilirim sensiz geçen yılları anımsayarak anlatırken, gözlerimden süzülebilir duygularım, çocuksu bir ürkeklikle açarım yüreğimi belki de. Senin şefkatinle iyileşmek için olabilir mi bunca yara bere. Sırf sensindir merhemi kim bilir ?
Ben senin yokluğunda sana hasret yaşarken sen bensizliğe nasıl katlanıyorsun bilmem. Ama geç kalma erken gel ! Zaman bir hayli geç ama gece bitmeden karanlıkları aydınlat da gel ! Öyle bir gel ki tüm yalnızlıkları çaresiz bırakarak gel! Hiç birşey yapmasan da kabulüm yeter ki yüreğime mesken ol da gel...


çok güzel
YanıtlaSil