YALAN GERÇEKLER

Yıllar önce 'birisinden' öğrenmiştim huzur kelimesinin derinliğini. O farkettirene kadar söylerken sıradanlaştırdığımı bilmiyordum. Tüm ilkel isteklerimden, gizli hırslarımdan, egomun zaaflarından arınmışçasına bu hayatta tek istediğim şeyin huzur, sağlık, mutluluk olduğunu pelesenk etmişim dilime. İç rahatlatıyor olmalı bunu söylemek. Huzuru isterken onu besleyen şeylerin neler olduğunu itiraf etmeden masumlaştırmışım. Kendini daha huzurlu nasıl hissederdin ?! Bence kendisiyle yüzleşme cesareti olanlar sorsun bu soruyu kendine. Cevabından korkmayanlar... Çünkü diğerleri benim yıllar önce yaptığımı yapıp, sadece kendini kandıracaklar. 



Kimileri sınıf atladığında( daha iyi araba, daha konforlu ev, daha güzel, yakışıklı partnerler, daha yüksek statü, daha daha daha....)  huzurlu olacağını sanıyor kimileri ruhsal açlıklarını ( heniz bilimin açıklayamadığı parametreleri doğrusu ilan ettiğinde ) doyurduğunda hayatlarında huzurun yerleşik hayata geçeceğine inandırmış kendini. Gerçek yüzeye ne kadar yakınsa o kadar sarsıcıdır, tıpkı fay hatlarının derinliğinin deprem şiddetini belirlemesi gibi. Kendi gerçeğimizi ne kadar diplere itip, üzerini başka sebeplerle süslediysek o kadar rahat eder içimiz, ne de olsa tehlike uzakta!  Biriken enerjinin bir gün daha büyük bir şiddetle ortaya çıkma ihtimalini gözardı etmişiz nasılsa. 
Bazen istediğimiz şey aslında ihtiyacımız olan, bize iyi gelecek olan şey olmayabilir. İhtiyacımız olan şey huzursa, bunu sağlayacak etmenlerin bize iyi gelmeme ihtimalinden bahsediyorum. Şartlarımızdan, koşullarımızdan, küçük hesaplarımızdan ve bunların bize huzur getirmek için hizmet etmediğinden bahsediyorum. İnsan ruhunu özgür bırakmalı der bir çok psikoloji bilimi mensupları, parapsikoloji meraklıları, metafizikçiler... Bense sadece insanların değil duyguların, beklentilerin, şartların, hayallerin de özgür olması gerektiğinden bahsediyorum. Eğer bunları rahat bırakmazsak sistem tümevarıp, insanı özgürleştiremeyecek. Karnın doyduğunda huzurlu olacaksan, ne yediğin kısmını özgür bırakmandan bahsediyorum, bazen hiç tatmadığın bir lezzet sabit tercihlerine fark atabilir. İşini değiştirmenin huzurlu olacağını düşünüyorsan, yeni işin, iş yerin, mesai arkadaşların eskisi kadar mutlu etmeyebilir. Gelen gideni aratır hikayesi. 
Hayatında eksik olan şey aşksa, yalnız olduğun günleri mumla aratacak bir hikaye yazmış olabilirsin yaşam serüvenine. Tabi bunlar birer ihtimalden, nahoş ihtimalden ibaret... 

Bize huzuru getirecek yolları navigasyonu açıp, tarife uyar gibi gitmekten vazgeçmek gerekmiyor mu ? Kim bilir belki yol çalışması sizi alternatif bir yola çıkaracak ve o yol amacınıza giden en keyifli yolculuk haline gelecek. Kontrol bizde değil her zaman, bence olmak zorunda da değil. Hatta iyi ki değil. Yoksa yaşam bunca çirkinliğine rağmen vazgeçilmez olmazdı !!!

Yorumlar

Popüler Yayınlar