SEVGİ İYİLEŞTİRİR,BULAŞICIDIR VE OLUMLU DÜŞÜNMEK DE...


Beynimizde olumlu yaşantıların depolandığı bir alan yokken, olumsuz yaşantıların depolandığı bir alan var. Sanırım bu, biz daha dünyaya gelmeden bize atılmış en büyük kazık !Yaşadığımız güzel şeylerden bahsederken, her şeyi tam hatırlayayoruz, “ Ya evet, öyle olmuştu değil mi ? Hatırlasana, şöyle olmuştu, hatta sen böyle yapmıştın...” gibi cümlelerle hep birbirimizin daha fazla hatırlamasını sağlamaya çalışırız. Ama kötü bir olayı düşünün hemen zihninizde, ortamdaki renk, ışık, koku daha dün gibi aklınızdadır. Yani zihnimizin olumsuz olaylara dair öyle çok delilleri varken, olumsuz yaşantılara karşı eli oldukça zayıf... Bu yüzden midir insanların daha çok melankolik tavırlar  içinde olması, aklına hemen olumsuz şeylerin gelmesi, pozitif düşünmenin bu kadar zor olması...

Yaşamak zor değil mi ? Eminim benim gibi, nefes almanın ağırlığıyla günü selamlayan bir çok kişi var. Bu saçma düzende , ihtiyacı olan her şeye sahip olsa bile, kendi sınırları içinde yaşama tutunmaya çalışan, sistemin bir parçası olmamaya direnirken bile  oyunun parçası olmaktan kurtulamayan insanlardan bahsediyorum. Nedir ki yaşamanın kuralı? Beslenme, barınma, güvenlik, cinselliğe dair ihtiyaçlar... Bunlar  karşılandığında yaşam kendiliğinden devam ediyor. Sadece bu kadar gibi görünürken, hepimiz bir yerlerde tökezliyoruz. Kimi çevresinde yaşanan sağlık problemlerinden, kimi travmatik olaylardan, kimi aşktan-meşkten takıyor ayağını taşa. Ayağımız takılmaya görsün, beyin hali hazırda bekliyor zaten, bir düşünce gelse de hemen olumsuza şartlasam seni diye. Sonra başlasın depresif ruh hali, mutsuzluk, tükenmişlik ya da bir çok popüler hastalık... Hepsi küçücük bi neden için bekliyor kapımızda. Sonra tüm bu olumsuz duygular, düşünceler bir neden bulup, kapımızı çaldığında, onları içeri alıp, en baş köşeye oturtturuyoruz. Öyle ağırlıyoruz ki onların gitmesini istemiyor gibi... Sahip çıkıyoruz yani olumsuz duygularımıza.
                                                                            Bir yerlerde bir hata yapıyoruz ve sadece farkındalık

yetmiyor, hatayı fark edip harekete geçmemiz gerekiyor.Sevdiğim birini, birkaç kez aradığımda ve de açmadığında, benle konuşmak istemediğini, bilerek açmadığını, ya da başına bir şey geldiğini düşünen biriyim. Farkındalık bu olsa gerek !!! Hemen olumsuza şartlan ve o virüslü düşünceye sıkı sıkı sahip çık. Artık yapmak istemiyorum bunu, hadi kızım harekete geç. Mesela bugünden başla değişime... Bugün söz ver kedine , yaşadığın her durumda önce olumlu 3 alternatif düşünce bulup, ona sarıl, o olumlu düşüncelerle geçir gününü. Bugün hiç ama hiçbir olumsuz düşünceye  açma kapını. Kötü bir olay mı yaşadın, o zaman yaşa duygunu ama sakın umutsuzluk duygusunu alma içeri...

Herkes kendinin terapisti olabildiği sürece hayat yaşamaya değer ve katlanılır hale gelecektir. Yeter ki farkında olabilecek bilişsel düzeyde ve de olumsuz durumları kabul edip, yüzleşecek güçte olabilelim. Hayat kısa, mutlu olmak herkesin amacı ancak mutlu etmeye de çalışalım. Bugün bu yazıyı okuyan her kimse, lütfen bugün 1 kişiyi mutlu etsin, etmek için bir şeyler düşünsün. Belki bir özledim mesajı, belki bir ziyaret, belki minicik çikolata, çiçek, belki arayıp sesinin duymak uzun zamandır aramadığın birinin ya da bir arkadaşına çok güzel görünüyorsun, kıyafet seçimin çok zevkli demek bile yeterli olabilir.

SEVGİ İYİLEŞTİRİR, SEVENİ DE SEVİLENİ DE....


Yorumlar

Popüler Yayınlar