zannediyorum ki yanıldım !!!
Kelimelerin içine anlamlar yüklediğimizde farkediyoruz kendimize neler yaptığımızı,
Mesela ben yeni bir kelime keşfettim, hayatımı doğrudan etkileyen küçük İyilikler yapsa da bana büyük hatalar yaptıran bir kelime ...
ZANNETMEK...!
Olmasını istediğim şeyi, zavallıca olmuş gibi kabul etmeme neden olan kelimeden bahsediyorum!
Kısa hayat hikayemde ne çok şey zannetmişim, ne çok yanılmışım, ne çok kırılmış, zannettikçe hayal kırıklığına uğramış ve incindikçe daha da çok güçlenmişim fakat güçlü olmak zorunda kaldıkça aslında daha da yorulmuşum.
Bitkin uyandım mesela bugün, zannettiklerimin ağırlığında, nefes alırken içimin acıdığını hissederek başladım güne. Bugün güçlü kız oyununda mızıkçılık yapıcam, kendi iç dünyamda dizlerimi karnıma doğru çekerek, hıçkıra hıçkıra ağlama Zaman'ı benim için. Öyle sessiz atıcam ki çığlık
larımı kimse duymayacak, herzaman ki gibi !!! Her ne kadar mızıkçılık yapsam da diskalifiye olmamak için mış gibi oyununa devam etmek zorundayım. Ne acı !
Ah şu kahrolasıca kalıplarımız, beynimizi küf gibi saran önyargılarımız, hayatımıza prangalar vuran peşin hükümlerimiz... Hepsinden nefret ediyorum. İnsanız diye kendimizi bir halt zannetmekten vazgeçebilir miyiz lütfen ! Öyle basit bir sistem içinde bu kadar karmaşık bir yaşam stilini bir taraflarınızdan uydurup, gelecek nesillere de bunu aktarmışsınız, aferin çok iyi birşey yaptınız !!!
Keşke ilkel insanlar gibi yaşayabilseydim, bu kadar teknolojinin esiri olmadan, bu kadar saçma sapan konfor beklentisinde olmadan, hayatıma bir Adam alacağım diye küçük hesaplar peşine düşmeden, sırf birilerini Mutlu etmek için, kültürel olarak buna mecbur bırakılmadan yaşayabilseydim.Karnımı doyurmak, yaşamak için güvenliğimi sağlamak ve üremek için alsaydım nefeslerimi...
Dost zannettiklerim var benim !
Aslında en büyük ve zehirli yılanı ellerimde beslediğimi yıllar sonra farkettiğim dostluklar. Ne emekler, ne fedakarlıklar ve ne umutlarla büyüttüm ben sizi içimde. Sıkı sıkı sarıldım da yürüdüm dikenli yollarda, nerden bilebilirdim ki en büyük dikeni siz koymuşsunuz önüme, neyse efendim artık canınız cehenneme !!!
Zannettim ki şehir değiştirdiğimde kırılmışlıklarım, mutsuzluklarım da değişir. Herşeyi arkamda bıraktığım gibi onları da geçmişin tozlu raflarında bırakırım. Sonra öğrendim ki duygular insanın kamburu gibiymiş, nereye giderse gitsin o acısını, yarım kalışını da yanında götürüyormuş.
Zannediyordum ki yalnız değilim ben ! Dostlarım, arkadaşlarım, akrabalarım ve sürekli benim iyi hissetmemi sağlayan minik insanlar var hayatımda. İşte bir yanılma daha ! İnsan dünyaya tek geliyor, tek yaşıyor ve bir başına ölüyor.Ben hiç görmedim çift kişilik bir mezar. Yalnız olmadığımı zannederken dibine kadar batmışım ben bu batağa!
Bir de "O" zannettiklerim var! Kafamda, kalbimde, gözlerimde yaşattığım ve bir gün gelecek diye beklediğim, beklerken de kimseyi yanımda yöremde istemediğim Ada'mdan bahsediyorum. Evet, bazen sırf güzel gülüyor ya da sadece güzel bakıyor diye nadir de olsa "O" Ada'm zannettiğim insanlar var. İşte bu ruhumu bir kavanoza sıkıştırmışçasına içimi acıtan bir yanılgı.
Karşındaki insanın beklediği o kişi sen değilsen, neden oymuş gibi yapıyorsun! Allah kahretsin sizin 3 kuruşluk hesaplarınızı. Ver yansın ediyorlar arkanızdan, sizin haberiniz yok belki de. Öyle bir yer de öyle bir feleğiniz şaşar ki geçmişte kimin Canını yaktım diye düşünemeyecek kadar kördüğüm olur hayatınız.
Herkes anne kuzusu, herkes babasının kıymetlisi, ne gerek var üzmeye kırmaya incitmeye...
KİMSENİN GÖZÜNDEN SÜZÜLEN BİR DAMLA YAŞIN SEBEBİ OLMAMAK VE ARTIK ZANNETMELERİMİZİN BİTMESİ ÜMİDİYLE !!!
Mesela ben yeni bir kelime keşfettim, hayatımı doğrudan etkileyen küçük İyilikler yapsa da bana büyük hatalar yaptıran bir kelime ...
ZANNETMEK...!
Olmasını istediğim şeyi, zavallıca olmuş gibi kabul etmeme neden olan kelimeden bahsediyorum!
Kısa hayat hikayemde ne çok şey zannetmişim, ne çok yanılmışım, ne çok kırılmış, zannettikçe hayal kırıklığına uğramış ve incindikçe daha da çok güçlenmişim fakat güçlü olmak zorunda kaldıkça aslında daha da yorulmuşum.
Bitkin uyandım mesela bugün, zannettiklerimin ağırlığında, nefes alırken içimin acıdığını hissederek başladım güne. Bugün güçlü kız oyununda mızıkçılık yapıcam, kendi iç dünyamda dizlerimi karnıma doğru çekerek, hıçkıra hıçkıra ağlama Zaman'ı benim için. Öyle sessiz atıcam ki çığlık
larımı kimse duymayacak, herzaman ki gibi !!! Her ne kadar mızıkçılık yapsam da diskalifiye olmamak için mış gibi oyununa devam etmek zorundayım. Ne acı !
Ah şu kahrolasıca kalıplarımız, beynimizi küf gibi saran önyargılarımız, hayatımıza prangalar vuran peşin hükümlerimiz... Hepsinden nefret ediyorum. İnsanız diye kendimizi bir halt zannetmekten vazgeçebilir miyiz lütfen ! Öyle basit bir sistem içinde bu kadar karmaşık bir yaşam stilini bir taraflarınızdan uydurup, gelecek nesillere de bunu aktarmışsınız, aferin çok iyi birşey yaptınız !!!
Keşke ilkel insanlar gibi yaşayabilseydim, bu kadar teknolojinin esiri olmadan, bu kadar saçma sapan konfor beklentisinde olmadan, hayatıma bir Adam alacağım diye küçük hesaplar peşine düşmeden, sırf birilerini Mutlu etmek için, kültürel olarak buna mecbur bırakılmadan yaşayabilseydim.Karnımı doyurmak, yaşamak için güvenliğimi sağlamak ve üremek için alsaydım nefeslerimi...Dost zannettiklerim var benim !
Aslında en büyük ve zehirli yılanı ellerimde beslediğimi yıllar sonra farkettiğim dostluklar. Ne emekler, ne fedakarlıklar ve ne umutlarla büyüttüm ben sizi içimde. Sıkı sıkı sarıldım da yürüdüm dikenli yollarda, nerden bilebilirdim ki en büyük dikeni siz koymuşsunuz önüme, neyse efendim artık canınız cehenneme !!!
Zannettim ki şehir değiştirdiğimde kırılmışlıklarım, mutsuzluklarım da değişir. Herşeyi arkamda bıraktığım gibi onları da geçmişin tozlu raflarında bırakırım. Sonra öğrendim ki duygular insanın kamburu gibiymiş, nereye giderse gitsin o acısını, yarım kalışını da yanında götürüyormuş.
Zannediyordum ki yalnız değilim ben ! Dostlarım, arkadaşlarım, akrabalarım ve sürekli benim iyi hissetmemi sağlayan minik insanlar var hayatımda. İşte bir yanılma daha ! İnsan dünyaya tek geliyor, tek yaşıyor ve bir başına ölüyor.Ben hiç görmedim çift kişilik bir mezar. Yalnız olmadığımı zannederken dibine kadar batmışım ben bu batağa!
Bir de "O" zannettiklerim var! Kafamda, kalbimde, gözlerimde yaşattığım ve bir gün gelecek diye beklediğim, beklerken de kimseyi yanımda yöremde istemediğim Ada'mdan bahsediyorum. Evet, bazen sırf güzel gülüyor ya da sadece güzel bakıyor diye nadir de olsa "O" Ada'm zannettiğim insanlar var. İşte bu ruhumu bir kavanoza sıkıştırmışçasına içimi acıtan bir yanılgı.Karşındaki insanın beklediği o kişi sen değilsen, neden oymuş gibi yapıyorsun! Allah kahretsin sizin 3 kuruşluk hesaplarınızı. Ver yansın ediyorlar arkanızdan, sizin haberiniz yok belki de. Öyle bir yer de öyle bir feleğiniz şaşar ki geçmişte kimin Canını yaktım diye düşünemeyecek kadar kördüğüm olur hayatınız.
Herkes anne kuzusu, herkes babasının kıymetlisi, ne gerek var üzmeye kırmaya incitmeye...
KİMSENİN GÖZÜNDEN SÜZÜLEN BİR DAMLA YAŞIN SEBEBİ OLMAMAK VE ARTIK ZANNETMELERİMİZİN BİTMESİ ÜMİDİYLE !!!



Yorumlar
Yorum Gönder