BEYNİ OLAN CANLIYA ALKIŞ !
Teknoloji öyle kolaylaştırdı ki hayatı yürüyen merdiven çalışmadığında, asansör olmadığında hareket bile etmek istemiyoruz.Bu yüzden dünyada obezite diye bir hastalık var.Daha güzel beslenmek için müthiş yemekler üretilmiş,müthiş ürünler bulunmuş maşallah hepsi çeşit çeşit pek de lezzetli.Kiminde at eti,kiminde eşek eti,kiminde kurbağa bacağı,keçi kulağı,hamam böceği çıkıyor, her neyse işte açgözlü insan oğlu daha çok kazanmak için beynini kullanmış hep, boş durmamış.
Belgesel
izliyorum bazen ve hayrete düşüyorum. Aklı, beyni olmayan
canlıların sadece iç güdüleriyle hareket edip, yaşamlarını düzen içinde sürdürmesi
gerçekten hayret uyandırıyor.Onlarda
anne-baba olup yavrularını besleyip, büyütüp tehlikelerden koruyorlar. Onlarda
da erkekler avı getirip ailesinin karnını doyuruyor.Onlarda sıcak bölgelerden
serin bölgelere göç ediyorlar.Tehlikelerden koruyorlar kendilerini ve beraber
bulunduğu sürüdeki diğer hayvanları.Ayıp yok, yasak
yok, günah yok.Mis gibi ohhhhh acıktılar mı? Hemen gidip çaresine
bakıyorlar.Canları sex mi istedi? Anlaştıkları
bir canlı ile istedikleri yerde istedikleri gibi beraber oluyorlar.Demem o ki
hayatlarını zorlaştıran bir beyinleri yok evet,
olması gerektiği gibi yaşıyorlar.
Ya
insanlar? İnsana zarar veren en büyük canlı
yine insan.Bir hayvan değil,bitki değil,uzaylı değil evet bize zarar veren aynı
türün ferdidir.Sadece kendi türüne değil
ki bitkiye,hayvana, doğaya zarar veren de
insandır.Beslenmek için başladığımız tüketicilik serüvenimizi
öyle bir genellemişiz ki elimizi neye atsak
kurutuyoruz.Ekolojik dengeyi bozduk, ozon tabakasını deldik, iklimler değişti,
bir çok hayvan türü yok oldu, çeşit çeşit hastalıklar ortaya çıktı, yaktık,
yıktık, öldürdük doymadık, doymuyoruz...
Şu günlerde herkes karı, kışı konuşuyor. Üşüyoruz, kombi cayır cayır
yanarken üşüyoruz, termal içliklerimiz
üstümüzdeyken üşüyoruz, ortopedik yataklarımızda
kaz tüyü yorganlarımızla üşüyoruz, her öğün çeşit çeşit yemeklerle üşüyoruz. Üşürken bile empati yapmıyoruz, yapamıyoruz.O
kadar beyinden bahsettik (!) şu soğukta hiç mi aklımıza gelmiyor
bir hayvana bir lokma yemek vermek, sokakta yatan çocuk ya da insanlara bir
battaniye hediye etmek, sıcacık bir çorba,dürüm ısmarlamak.Evrende yaşanacak başka gezegenler, başka hayatlar var mıdır bilemem
ama güzelim dünyamızı yaşanmaz hale getiriyoruz.
Düşünüyorum da böyle bir dünyaya
çocuk getirmek istemiyorum.Doğmamış masum bebeğimin bu karanlık ve pis dünyayı
tanımasını istemiyorum...





Yorumlar
Yorum Gönder