BEYNİ OLAN CANLIYA ALKIŞ !



 İnsanı  diğer canlılardan ayıran en önemli özellik beyindir.Öhöhöh sanki her insan kullanıyor bunu (!) ama olsun varlığı da yeter onlara.Bence de bizi hayvanlardan ayırıyor bu özellik.Saflığımızı, masumluğumuzu,şeffaflığımızı,kendimiz gibi olmayı engelleyen bir özellik.Bir tarafımızdan uydurduğumuz topluluğu yönetme biçimlerimiz,birbirimize verdiğimiz zararlar,daha refah ve düzen içinde yaşamak için yarattığımız devlet kurumuna verdiğimiz zarar ve bizim oluşturduğumuz devletin bizi sömürmesi,yaşam şartlarımızı zorlaştırması,saçma sapan ahlak anlayışıyla biz olmaktan uzaklaşmamız evet bunların hepsi bizim ayrıcalık gördüğümüz beynimizin ürünü.Rahat battı bize, hayvanlar gibi ilkel yaşamamak, daha doğal olmamak için hep paraladık kendimizi.Daha iyisi,daha rahatı, daha daha daha....Sonu yok bunun.Bakın dünya bile dar geldi bize gözümüz ayda, marsta. Çünkü aç gözlüyüz, yetinmeyi bilmiyoruz.


Teknoloji öyle kolaylaştırdı ki hayatı yürüyen merdiven çalışmadığında, asansör olmadığında hareket bile etmek istemiyoruz.Bu yüzden dünyada obezite diye bir hastalık var.Daha güzel beslenmek için müthiş yemekler üretilmiş,müthiş ürünler bulunmuş maşallah hepsi çeşit çeşit pek de lezzetli.Kiminde at eti,kiminde eşek eti,kiminde kurbağa bacağı,keçi kulağı,hamam böceği çıkıyor, her neyse işte açgözlü insan oğlu daha çok kazanmak için beynini kullanmış hep, boş durmamış.
Belgesel izliyorum bazen ve hayrete düşüyorum. Aklı, beyni olmayan canlıların sadece iç güdüleriyle hareket edip, yaşamlarını düzen içinde sürdürmesi gerçekten hayret  uyandırıyor.Onlarda anne-baba olup yavrularını besleyip, büyütüp tehlikelerden koruyorlar. Onlarda da erkekler avı getirip ailesinin karnını doyuruyor.Onlarda sıcak bölgelerden serin bölgelere göç ediyorlar.Tehlikelerden koruyorlar kendilerini ve beraber bulunduğu sürüdeki diğer hayvanları.Ayıp yok, yasak yok, günah yok.Mis gibi ohhhhh acıktılar mı? Hemen gidip çaresine bakıyorlar.Canları sex mi istedi? Anlaştıkları bir canlı ile istedikleri yerde istedikleri gibi beraber oluyorlar.Demem o ki hayatlarını zorlaştıran bir beyinleri yok evet, olması gerektiği gibi yaşıyorlar.
Ya insanlar? İnsana zarar veren en büyük canlı yine insan.Bir hayvan değil,bitki değil,uzaylı değil evet bize zarar veren aynı türün ferdidir.Sadece kendi türüne değil ki bitkiye,hayvana, doğaya zarar veren de insandır.Beslenmek için başladığımız tüketicilik serüvenimizi öyle bir genellemişiz ki elimizi neye atsak kurutuyoruz.Ekolojik dengeyi bozduk, ozon tabakasını deldik, iklimler değişti, bir çok hayvan türü yok oldu, çeşit çeşit hastalıklar ortaya çıktı, yaktık, yıktık, öldürdük doymadık, doymuyoruz...
Şu günlerde herkes karı, kışı konuşuyor. Üşüyoruz, kombi cayır cayır yanarken üşüyoruz, termal içliklerimiz üstümüzdeyken üşüyoruz, ortopedik yataklarımızda kaz tüyü yorganlarımızla üşüyoruz, her öğün çeşit çeşit yemeklerle üşüyoruz. Üşürken bile empati yapmıyoruz, yapamıyoruz.O kadar beyinden bahsettik (!) şu soğukta hiç mi aklımıza gelmiyor bir hayvana bir lokma yemek vermek, sokakta yatan çocuk ya da insanlara bir battaniye hediye etmek, sıcacık bir çorba,dürüm ısmarlamak.Evrende yaşanacak başka gezegenler, başka hayatlar var mıdır bilemem ama güzelim dünyamızı yaşanmaz hale getiriyoruz.

şünüyorum da böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum.Doğmamış masum bebeğimin bu karanlık ve pis dünyayı tanımasını istemiyorum...


Yorumlar

Popüler Yayınlar