PERSONA


Maskeler, sırtımızın kamburu,başımızın belası,ömür törpüsü maskelerimiz.
Farkında olmadan bizi yoran,”Sebebini bilmiyorum ama canım sıkılıyor” cümlesini bize söyleten ikinci,üçüncü yüzümüz olan maskelerimiz.
Şimdi içinizden ben saydam bir insanım, dürüstüm, kalbimdeki neyse dilimdeki de o diyorsunuzdur muhtemelen. Aksini kabul etmek pek de kolay değil. En zor şey insanın kendisiyle yüzleşmesidir çünkü. Toplum içindeyken yapabildiğiniz şeyleri,  yalnızken yapamamamız da maskelerimizden ve toplumsal rollerimizden kaynaklanır.
Öyle çok rol var ki üzerimize düşen.Anne rolü, baba rolü, öğrenci rolü, arkadaş rolü, kardeş rolü, eş rolü, meslek rolü.... bu liste uzayıp gider. Arkadaşlarınızla olduğunuz gibi anne, babanızın yanında olamamanızın da nedeni bu rollerde kullandığımız maskelerdir. Ah bu maskeler bizi, kendimize yabancılaştırmıyor mu sanıyorsunuz? İçimizdeki karanlıkları daha da koyulaştırmıyor mu sanki? Ben korkarım karanlıktan bu yüzden sevmiyorum maskeleri. Bu yüzden savaş açtım onlara.
Rollerimizden kopmamız mümkün değilken maskelerimizi azaltabiliriz. Yükümüz hafifler .Ayıp,  yasak , günah, el alem duvarı gibi tu ka ka tabuları azaltmaya başladığımız zaman zaten azalacak bu çirkin maskeler.Duygularımızı rahatça korkmadan ifade edebilme özgürlüğünü kazanmış olmak çok daha keyifli olmaz mı? İçimizden geldiği gibi sözcükler dökülse dudaklarımızdan, ne düşünür diye zihnimiz  bizi oyalamadan bakışlarımızdan geçse duygularımız karşımızdakine. Beni nasıl görürler, ne düşünürler hakkımda kim bilir kaygısını yaşamadan, bizi biz olduğumuz için seven insanlar olsa etrafımızda daha bir sıkı sarılmaz mıyız hayata?
Kendimizle yüzleşmeye çalışsak, çabalasak en azından... Savunma mekanizmalarını dedemizin mirasıymış gibi rahatça kullanmasak mesela. Olur olmadık yerlerde egomuzu şişirmek için har vurup harman savurmasak daha kolay olacak her şey. Kimse yoğurdum ekşi demiyor ki. Ben ilişkilerde anlayışsızım, bencilim, vefasızlık yaptığım oluyor, demek yerine çok seçiciyim, kriterlerime uygun kimse yok demek daha kolay değil mi? Ya da bu yemeği yapmayı beceremedim demek yerine fasulye taze değilmiş diyerek sıyrılıvermek işimize geliyor tabi.O gün o yemeği yapmayı beceremedin diye sen güzel yemek yapamıyorsun anlamı mı çıkacak? Bizi biz yapan doğrularımızla beraber yanlışlarımızda..Eksiklerimizle beraber artılarımız olduğu için biziz. Evet biz bunu biliyoruz da insanlar bilmesin diye kırk takla atıyoruz. Ne gerek var bu kadar çabaya, uğraşa, yorulmaya, kambura...
İyi kızı, güçlü erkeği, fedakar arkadaşlığı oynamaktan ve bunu kendimizden saklamaktan vazgeçelim haydi. Halının altına süpürdüğümüz pisliklerin kokması yakındır. Kendimizle yüzleşelim ve halımızı atalım balkona,silkeleyelim,daha temiz daha ferah olacaktır eminim.
Ben yoruluyordum kendimle yüzleşmeden önce, bu enerjimi maskelerime savaş açarak kullanmayı tercih ettim artık. Henüz savaşı kazanmış değilim.Kaybettiğim cephelerim olsa da kazandığım cepheler bana umut veriyor.Kendim olmak, açık açık yaşamak, söylemek, sevmek, kızmak öyle güzel ki... Huzur veriyor ve ben huzurlu oldukça da huzur veriyorum çevreme...









Yorumlar

Popüler Yayınlar